MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/251 E. 2022/406 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Yapılan arama işlemine dayanak teşkil eden "Bitlis Sulh Ceza Mahkemesinin 19.08.2013 tarih ve 2015/578 Değişik İş sayılı önleme araması kararının" dosyada yer almadığı anlaşılmakla, arama kararının varsa aslının ya da onaylı suretinin temyiz denetimine olanak sağlayacak şekilde dosya arasına alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi gereğince kamu davası açıldığı halde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca 6545 sayılı Kanun'la değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son, 3/10. maddesinden ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
3.5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi yollaması ile aynı Kanun'un 3/5. maddesi gereğince temel ceza 1 yıl 8 ay hapis ve 800 gün adli para cezası olarak belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3/10. maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılması esnasında cezanın 1 yıl 18 ay hapis ve 1200 gün adli para cezası olarak belirlenmesi yerine yazılı şekilde 1 yıl 8 ay hapis ve 1200 gün adli cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
4.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda usulünce ihtarat yapılmayan sanığa etkin pişmanlık ihtaratında suça konu kaçak eşyalarının tamamının gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarı ödemesi halinde "1/3" oranda indirim yapılacağı belirtilmek suretiyle sanığın yanıltılması,
5.Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2014 tarihli ve 2013/792 Esas, 2014/75 Karar sayılı kararının, katılan ... İdaresi vekili tarafından re'sen gözetilecek sebeplerle bozulması talebiyle aleyhe temyiz edildiği cihetle, sanığın cezasında kazanılmış hakkının bulunmadığı gözetilmeden, aleyhe bozma yasağı gereğince sanık hakkında 2 yıl 6 ay hapis ve 20.000,00TL adlî para cezası yerine 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326. maddesinin son fıkrası uyarınca cezada kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 23.12.2025 tarihinde karar verildi.