MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/380 E., 2022/416 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, kaçak eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, bilirkişi raporları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair ... yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
İlk Derece Mahkemesince verilen 07.05.2015 tarihli hükmün, Dairemizin 27.04.2021 tarihli ve 2018/17097 Esas, 2021/5663 Karar sayılı ilâmı ile sanık aleyhine de bozulması karşısında, sanığın aleyhe bozma ilamına karşı diyecekleri sorulmadan yargılamaya devam edilerek karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
1. Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/5 ve 3/23. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle denetime imkan verecek şekilde lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken, karşılaştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Soruşturma aşamasında düzenlenen bilirkişi raporu ile kovuşturma aşamasında düzenlenen bilirkişi raporunda belirlenen CIF kıymetlerinin farklı olması karşısında, CIF kıymetleri arasındaki farkın sebebinin tespiti ile çelişki giderilerek eşyanın değerinin tespit edilmesi ve etkin pişmanlık ile kamu zararı hususunda yapılacak ihtaratların belirlenen yeni değerler üzerinden yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun şekilde ihtarat yapılmayan sanığa ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve hakkında ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
4.Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanığın eylemine uyan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesinde hapis cezasının alt sınırının 6 ay olduğu gözetilmeden, sanık hakkında alt sınırdan belirlenmesine karar verilen temel hapis cezasının yazılı şekilde 1 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi,
5.Uyulmasına karar verilen Dairemizin 27.04.2021 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere; ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre sanık hakkında temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca hakça oranda teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken alt sınırdan cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
6.5237 sayılı Kanun'un 51/8. maddesi gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağı ihtarının yapılmaması,
7.Hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderlerinin miktar ve dökümünün gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 324/2. maddesine muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 17.12.2025 tarihinde karar verildi.