MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/306 E. 2021/142 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşyanın müsaderesi, 68... plakalı aracın
müsaderesi, 65... plakalı aracın iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Katılan vekilinin temyiz isteminin münhasıran nakil aracının iadesi kararına yönelik olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede; katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracının iadesine yönelik hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II- Sanık ... ve ...'in Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık ...'nın tekerrüre esas sabıka kaydı bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak
1.Sanık ... yönünden; dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 02.03.2015, iddianame düzenleme tarihinin 18.03.2015 olduğu,
Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında Dairemizin 2022/10093 Esasında kayıtlı olup halen derdest olduğu anlaşılan Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/494 Esas, 2021/342 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 22.11.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 08.04.2015 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyanın incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Mahkemenin vermiş olduğu 27.10.2015 tarihli ilk kararında sanıklar hakkında 2 yıl 6 ay hapis ve 6.660,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği, bu kararın katılan vekili tarafından nakil aracının iadesi kararıyla sınırlı olarak ve sanıklar tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun iadesinden sonra kurulan 23.03.2021 tarihli karar da ise sanıklar hakkında 3 yıl 9 ay 15 gün hapis ve 30.000,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği anlaşılmakla, mahkûmiyet kararı verilirken sanıkların cezada kazanılmış haklarının bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun( 5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma
evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği, sanıklara soruşturma evresinde etkin pişmanlık ihtaratında bulunulmamış olduğu da dikkate alınarak, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı yatırmaları halinde haklarında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulanabileceği ve bu kapsamda verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılabileceğine dair ihtarat yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, etkin pişmanlık hükmünün mahiyeti anlatılarak usulüne uygun ihtarat yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
4.Katılan ... İdaresi lehine maktu vekalet ücretinin "sanıklardan eşit olarak" tahsiline karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5.Yapılan yargılama giderlerinin sanıklardan eşit oranda alınmasına karar verilmesi yerine infazda tereddüt uyandıracak şekilde oran belirtilmeksizin "sanıklardan payları oranında" alınmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanıkların temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.02.2026 tarihinde karar verildi.