MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/190 E., 2021/130 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyaların müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Gümrük İdaresi vekilinin katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yollarının açık olduğu gözetilip, şikâyetçi kurumun suçtan zarar görme olasılığına göre sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
İddianamede nakil aracının müsaderesine ilişkin bir talep bulunmadığı gibi Mahkeme tarafından da temyize konu bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, bu konuyla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Kanun iadesi öncesi 2015/332 Esas, 2016/96 Karar sayılı hükmün yalnızca sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sanık hakkında, temel ceza belirlendikten sonra cezada kazanılmış hakkı gözetilerek sanığın cezasının 2 yıl 11 ay hapis ve 5.000,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi gerekirken yazılı şekilde bu miktar üzerinden cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, katılan kurum vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün (11). bendindeki "...verilen cezanın sanık için bozma öncesi mahkememiz hükmündeki 2 YIL 11 AY HAPİS ve 5.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanığın 2 yıl 11 ay hapis ve 5.000,00 TL adlî para cezası üzerinden İNFAZINA," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.12.2025 tarihinde karar verildi.