MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/135 E., 2021/294 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesi bulunmadığı cihetle, Tebliğname'de belirtilen etkin pişmanlığa ilişkin bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
1.Sanık hakkında kısa süreli olmayan erteli hapis cezasına hükmedildiği halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/3. maddesinin "Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir" amir hükmü dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Bozma ilâmı öncesi verilen kararın sadece sanık tarafından temyiz edilmesi ve kararın sanık lehine bozulması karşısında, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceği gözetilmeden sanıktan tahsiline karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün hak yoksunluklarına ilişkin bendinin hükümden çıkartılarak yerine "24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkralarının (53. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hariç) tatbikine, 5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velâyet hakları ile vesayet veya kayyımlık yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ifadesinin eklenmesi, hükmün yargılama giderlerine ilişkin bendinin hükümden çıkartılarak yerine "Bozma öncesi yapılan 26,70 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak Devlet Hazinesine gelir kaydına, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise lehe bozma olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" ifadesinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II.Suçun İşlenmesinde Kullanılan Nakil Aracı Hakkındaki İade Hükmü Yönünden;
Olay tutanağına göre, 30.07.2013 tarihinde, kolluk görevlilerince sanığın sevk ve idaresindeki 76... plaka sayılı motorsikletin durdurulduğu, Tuzluca Sulh Ceza Mahkemesinin 29.07.2013 tarihli ve 2013/151 Değişik İş sayılı önleme araması kararı gereğince yapılan arama neticesinde, motorsikletin arka kısmına bağlanmış 1 adet siyah valiz ve 3 adet siyah poşet içerisinde toplam 210 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda; suça konu kaçak sigaranın, taşıma aracının yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturması ve kaçak sigaranın değeri ile iadesine karar verilen aracının değeri göz önüne alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesine göre araç müsaderesinin hakkaniyete aykırı olmayacağı gözetilerek, her ne kadar suçta kullanılan nakil aracının kayden maliki ... ise de, sanık ve malen sorumlunun beyanlarından aracın suç tarihinden önce sanık tarafından satın alınmış olmasına rağmen devrinin gerçekleştirilmediğinin ve aracın fiilen sanığa ait olduğunun anlaşılması karşısında, müsadere koşulları oluşan nakil aracının müsaderesi yerine yazılı şekilde iadesine ilişkin hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, nakil aracının iadesine ilişkin kısmının 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 22.12.2025 tarihinde karar verildi.