MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/384 E. , 2022/196 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5.
maddesindeki "Birinci ila dördüncü fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesine iştirak etmeksizin, bunların konusunu oluşturan eşyayı, bu özelliğini bilerek ve ticarî amaçla satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." hükmü uyarınca temel hapis cezasının 1 yıl ile 3 yıl arasında belirlenebileceği düzenlenmiş olmasına karşın, bu husus gözetilmeksizin temel hapis cezasının 3 yıl 6 ay hapis olarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
1.Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri denetime olanak verecek şekilde somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
2.5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi yollamasıyla 3/5. maddesi uyarınca 3 yıl 6 ay hapis ve 600 gün adlî para cezası olarak belirlenen temel ceza üzerinden, aynı Kanun'un 3/10. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapıldıktan sonra, cezanın "4 yıl 15 ay hapis ve 900 gün adlî para cezasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde 2 yıl 11 ay hapis ve 500 gün adlî para cezası olarak belirlenmesi; devamında 5607 sayılı Kanun'un 3/10-son maddesi gereğince cezanın 3 yıl hapis ve 500 gün adlî para cezası olarak belirlenmesi ve akabinde 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç cezanın 2 yıl 6 ay hapis ve 416 gün adlî para cezası belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 22.12.2025 tarihinde karar verildi.