MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/372 E., 2021/673 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
SUÇ TARİHLERİ : 12.07.2013, 09.03.2013
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin nakil aracı ile sınırlı olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
I- Katılan ... İdaresi Vekilinin Nakil Aracına Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;
Soruşturma aşamasında şerh konulmayan ve iddianamede müsadere talebi bulunmayan nakil aracının müsaderesine ilişkin temyiz incelemesine konu bir kararın da mevcut olmadığının anlaşılması karşısında, dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
II- Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede;
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun ile 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi ile 65 45... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle lehe Kanun'un belirlenmesi sırasında; zincirleme suça vücut veren eylemlerde ele geçen eşyaların toplam gümrüklenmiş değerlerinin hesaplanması yerine her bir eylemde ele geçen eşyaların değerine ayrı ayrı bakılmak suretiyle, yüksek olan gümrüklenmiş değer esas alınarak 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinde düzenlenen pek hafif, hafif, normal veya pek fahiş değerlendirmesi yapılması gerekirken her iki olayda ele geçen eşyaların toplam gümrüklenmiş değerlerine göre değerlendirme yapılmak suretiyle eşyanın değeri fahiş kabul edilerek kıyas yapılması yoluyla yazılı şekilde karar verilmesi,
2.7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesinin "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" hükmünü içermesi karşısında, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun ihtarat yapılmayan sanığa, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, yapılan etkin pişmanlık ihtaratında "1/3" oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle duruşmalara katılmayan sanığın yanıltılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.02.2026 tarihinde karar verildi.