MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/1333 E., 2021/1056 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yapılan istihbarı çalışmalarda, ... isimli şahsın İstanbul ilinden öğle saatlerinde 16... plaka sayılı araç ile yüklü miktarda kaçak sigarayı ... Mahallesinde bulunan ikametinin civarına getireceği bilgilerine ulaşılmasıyla sanığın sevk ve idaresindeki aracın durdurulduğu, sanığa araçta suç unsuru olup olmadığının sorulması üzerine ...... İlinden aldığı ve kendisine ait olan kaçak sigaraların bulunduğunu beyan ettiği, görünür vaziyette araçta bulunan kolileri açarak içerisinde bulunan kaçak sigaraları rızaen teslim etmesi ile 7830 paket ... kaçağı sigaranın ele geçirildiği kabul edilen olayda;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 2. ve 161. maddeleri ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun Ek 6. maddeleri uyarınca bir suçun işlendiği izlenimi veren bir hali öğrenen kolluk görevlilerinin, derhal Cumhuriyet Savcısına olayı haber verip emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine başlaması gerekmektedir.
5271 sayılı Ceza Kanun’un 116. ve 119. maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, sanık ve kaçak eşya konusunda Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38/2, 5271 sayılı Kanun’un 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle 23.02.2026 tarihinde karar verildi.