MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/577 E., 2021/240 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2020 tarihli yazısı ile 7242 sayılı Kanun uyarınca yapılan kanun iadesinin bozma mahiyetinde bulunduğu, uyarlama yargılamasının ancak kesinleşen dosyalarda söz konusu olduğu gibi uyarlama yargılamasında yargılama usulünün de farklı olduğu ve dosyada uyarlama yargılaması yapılmadığı halde hüküm fıkrasında uyarlama yargılamasından söz edilmesi suretiyle karışıklılığa neden olunması,
2.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5/2. maddesi uyarınca, sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmesi için mahkemece kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yer alan dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarı ödemesi hususunda ihtarat yapılması ve ödeme yapması halinde, soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca daha önce sanığa bu hususta ihtar yapılmamış olduğu da gözetilerek cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve hüküm verilinceye kadar ödeme yapabileceğinin ihtarı yerine belirli bir süre içerisinde ödeme yapması gerektiği ihtar edilerek savunma hakkının kısıtlanması,
3.Uyarlama yargılamasının kesinleşmiş hükümler yönüyle mümkün olduğu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun iadesinin bozma mahiyetinde olduğu, bu nedenle 06.11.2015 tarihli mahkûmiyet hükmünün kesinleşmediği cihetle; vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin yeniden belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.12.2025 tarihinde karar verildi.