MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/823 E., 2020/1010 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanıklar ... ve ... hakkında açılan davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunmadığı gözetilmeden, yargılamaya devamla davanın birlikte görülerek sonuçlandırılması suretiyle sanıkların savunma hakkının kısıtlanması,
2.Uyarlama yargılamasının kesinleşmiş hükümler yönüyle mümkün olduğu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun iadesinin bozma mahiyetinde olduğu, bu nedenle 18.02.2016 tarihli mahkûmiyet hükmünün kesinleşmediği gözetilmeden, hükmün 1. bendinde uyarlama yargılaması yapılmasına ve hükmün 2. bendinde 18.02.2016 tarihli mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi,
3.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye
kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, sanıklara eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını yatırması halinde haklarında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulanabileceği ihtarı yapılarak sonucuna göre hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken, sanıklara usulüne uygun şekilde etkin pişmanlık ihtarı yapılmadan savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
Suçtan doğrudan zarar gören ve davaya katılan ... İdaresi lehine karar tarihi itibarıyla verilen vekâlet ücretinin ''sanıklardan eşit oranda alınmasına'' karar verilmesi yerine "sanıktan" alınmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.02.2026 tarihinde karar verildi.