MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/602 E. 2021/596 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Kolluk görevlileri tarafından sanığın yolcu olarak bulunduğu 35... plakalı ticari taksi niteliğindeki aracın durdurulduğu, arka koltukta bulunan sanığa ait siyah renk poşetin aranması neticesinde toplam 1426 paket kaçak sigaranın ele geçirildiği kabul edilen olayda;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 116. ve 119. maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, sanık ve kaçak eşya konusunda Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38/2, 5271 sayılı Kanun’un 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak
mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 09.03.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresinde bulundurduğu araçta 1426 paket kaçak sigara ele geçirildiği, sanığın sigaraları satmak için bulundurduğunu mahkeme de ikrar ettiği, verilen mahkûmiyet kararının temyiz edilmesi üzerine, (Kapatılan) Yargıtay 19. Ceza Dairesince 2019/15817 Esas sayılı dosyanın esasına girilerek yapılan inceleme sonucu, hükümden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un 3/18 maddesinde değişiklik yapıldığı, bu düzenlemeye göre 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/5-10 maddeleri ile 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18 maddelerinin ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması sonucu lehe Kanun belirlenmesi, TCK 53. maddesince yeniden değerlendirme yapılması ve dosya kapsamı ile sanığın ikrarı ile suça konu sigaraların bandrolsüz olduğuna ilişkin tereddüt olmadığının anlaşılması karşısında suçun sübutu ve nitelendirmesi açısından etkisi olmadığından keşif yapılmasından ve masrafın sanığa yükletilmesinden 2020/2625 sayılı bozma kararı verildiği, ilk derece mahkemesinin anılan bozma kararına uyarak mahkûmiyet kararı kurduğu, bu defa özetle "sanık veya kaçak eşya konusunda CMK 1 16... . maddelerince usulünce verilmiş arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesi ile Cumhuriyet savcısı tarafından verilmiş bir arama kararı bulunmadığından hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceğinden beraat kararı verilmesi" düşüncesiyle bozma kararı ihdas olunmuştur.
Daha önce Dairece işin esasına girilip suçun sübutu kabul edildikten sonra içtihadı geriye yürütecek şekilde arama kararı yokluğundan bozma kararı kurulması safahattan dönülmez ilkesine aykırılık teşkil ettiği gibi hukuki güvenliği de zedelemektedir. Onama kararı verilmesi gerektiğinden sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim. 09.03.2026