MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/156 E., 2021/26 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan kurum vekilinin münhasıran vekâlet ücretine yönelik temyiz talebinde bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değeri pek hafif olduğu halde 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif
olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenleme uygulanmayarak sanık hakkında fazla ceza tayini,
2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanunu'nun 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği;
Soruşturma aşamasında usulüne uygun etkin pişmanlık ihtaratı yapılmış bulunan sanığa, kovuşturma aşamasında dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar paranın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödemesi halinde cezasında 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi gerekirken, tebligat yoluyla yapılan ihtarda ödeme halinde cezasında yapılacak indirim oranının belirtilmemesi ve sanığın hüküm verilinceye kadar ödeme yapmak suretiyle etkin pişmanlık hükmünden yararlanma imkânı bulunduğu halde, sanığa ödeme için 90 gün süre verilmesi suretiyle, sanığa etkin pişmanlık hükmünün mahiyeti anlatılarak usulüne uygun ihtarat yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre ise
1.Sanık tarafından temyiz dilekçesinin ekinde sunulan ödeme makbuzları dikkate alınarak, ilgili kurumdan sanığın dava konusu olaya ve kaçak sigaralara ilişkin ödeme yapıp yapmadığı, zararı giderip gidermediği usulünce sorulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Katılan kurum vekiline karar tarihi itibari ile maktu vekâlet ücreti yerine yazılı şekilde eksik vekâlet ücretine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın ve katılan kurum vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.02.2026 tarihinde karar verildi.