MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/374 E., 2022/111 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/3-son cümlesindeki "Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir." şeklindeki düzenleme gereğince 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e bendi yönünden bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Sanığın cezasının 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesi uyarınca 3 yıl 2 ay 10 gün hapis ve 20.000,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.Sanığın tutuklu ya da gözaltında kalmadığı halde sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun'un 63. maddesi uyarınca mahsubuna karar verilmesi isabetli bulunmamış ise de, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği hükmün sanık hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin bendinin devamına gelmek üzere "5237 sayılı Kanun'un 53/1-e bendinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına," ifadesinin eklenmesi, hükmün cezada kazanılmış hakka ilişkin bendinin ve devamındaki adli para cezasının paraya çevrildiği bendinin hükümden çıkartılarak yerine "1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığa verilen cezanın, 3 yıl 2 ay 10 gün hapis ve 20.000,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına'' ifadesinin eklenmesi, hükmün mahsuba ilişkin bendinin hükümden çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.02.2026 tarihinde karar verildi.