MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/81 E. 2020/392 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî onama
Karar duruşmasında hazır bulunmayan sanığa usulüne uygun gıyabi kararın tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında sanığın kanuni süresinde temyiz isteminde bulunduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ile sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
1.Bozma öncesinde Mahkemenin 22.10.2015 tarihli hükmünün sanık ile birlikte o yer Cumhuriyet savcısı tarafından 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/18-son maddesinin yollamasıyla aynı Kanun’un 3/5., 10. madde ve fıkraları uyarınca cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle aleyhe temyiz yoluna başvurulduğu, cezada kazanılmış hakkın oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
2.Sanık hakkında hem hapis, hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmasında adli para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle katılan vekili ile sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hüküm fıkrasından kazanılmış hakka ilişkin “Mahkememizce daha önce verilen kararın sanık ve cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edildiği ancak sanığın almış olduğu cezası aleyhine temyiz olmadığı anlaşılmakla CMUK 326 maddesi gereğince ceza yönünden kazanılmış hakkı saklı tutularak sanığın neticeten 2 YIL 6 AY HAPİS VE 80 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,” bendinin çıkartılması, hükmün tekerrürle ilgili fıkrasındaki “...cezanın...” ibaresinin çıkartılarak yerine “...hapis cezasının...” ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.12.2025 tarihinde karar verildi.