MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/1188 E., 2021/1815 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi Limited Şirketi vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Malen sorumlu ... vekilinin temyiz isteminin münhasıran suça konu eşyanın iade edilmesi gerektiği ile sınırlı olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Suça konu ... kaçağı 7.100 kilogram hurda bakırın gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibarıyla fahiş değerde olduğu gözetilerek sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/23. maddesinin (10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin “3/23.” maddesi olarak değiştirildiği gözetilerek) uygulanması gerekirken yazılı şekilde eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın temyiz incelemesine konu Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1188 Esas, 2021/1815 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 12.08.2014, iddianame düzenleme tarihinin 16.11.2014 olduğu, Reyhanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1285 Esas, 2018/66 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 31.08.2014, iddianame düzenlenme tarihinin ise 21.10.2014 olduğu, suç ve iddianame tarihleri itibarıyla incelendiğinde sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının oluştuğu, ancak Reyhanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1285 Esas, 2018/66 Karar sayılı dosyasında sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın 21.05.2018 tarihinde kesinleştiği, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde mahkemenin hükmü açıklanmasına karar vereceği şeklindeki düzenleme gereği; sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hüküm açıklanırken, zincirleme suç hükümlerinin uygulama olanağı bulacağı, aksi halde ise sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlememesi halinde hakkındaki hükmün ortadan kaldırılacağı ve zincirleme suç hükümlerinin uygulama imkanının ortadan kalkacağı hususları dikkate alınarak, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin Reyhanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1285 Esas, 2018/66 Karar sayılı dosyasında hükmün açıklanması koşulları oluştuğunda değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve malen sorumlu ... vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.Sanık hakkında kısa süreli olmayan erteli hapis cezasına hükmedildiği halde 5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesinin "Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir" amir hükmü dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verilirken uygulama maddesi olarak 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesinin gösterilmesi gerekirken, 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanık ve malen sorumlu ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü
Kanunu'nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükümden hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin (7) numaralı bendin çıkartılarak yerine "24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkralarının (53. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hariç) tatbikine, 5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlık yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına," ibaresinin eklenmesi, hükmün nakil aracının müsaderesine ilişkin (10) numaralı bendinde yer alan "54." ibaresinin çıkartılarak yerine "54/1." ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.03.2026 tarihinde karar verildi.