MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/509 E., 2021/984 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi delaletiyle aynı maddenin 5 ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu nazara alınarak suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 65 45... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi
delaletiyle aynı maddenin 5, 10... . (10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''23.'' fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek) fıkraları somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Ele geçen 2.400 karton kaçak sigara ve 40 kutu kaçak alkollü içkinin miktarına, meydana gelen zararın ve sanığın suç işleme kastının ağırlığına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi gereği temel ceza tayin edilirken hak ve nesafete uygun teşdit uygulanması gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibarıyla "fahiş" olarak kabul edilmesi gerekirken "pek hafif" olarak değerlendirilmesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
4.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca, sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmesi için Mahkemece kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yer alan dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarı ödemesi hususunda ihtarat yapılması ve ödeme yapması halinde, soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca daha önce sanığa bu hususta ihtar yapılmamış olduğu da gözetilerek cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve ödeme yapılmadığından bahisle hakkında ilgili hükümlerin uygulanmaması,
5.Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesine aykırı olacak şekilde aynı Kanun'un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesi,
6.İddianamede müsaderesi talep edilen nakil aracı hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
7.İmha edilip edilmediklerine bakılmaksızın dava konusu kaçak eşyaların tamamının müsaderesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.02.2026 tarihinde karar verildi.