MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/181 E., 2021/507 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili, sanıklar ..., ... ve ...'ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.Temel ceza üzerinden 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca artırım uygulanıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanırken sonra gün adlî para cezasının "562 gün" yerine "375 gün" olarak hesaplanması suretiyle eksik ceza tayini,
2.Kanun iadesi öncesi verilen 12.05.2016 tarihli kararın sadece sanıklar tarafından temyiz edilmesi nedeni ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son fıkrası uyarınca cezanın, kazanılmış hak nedeniyle cezaların 3 yıl 9 ay hapis ve 4.500,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ve sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesinin uygulandığı (6) numaralı paragraflarından "375" ve (7) numaralı paragraflarından "7.500,00" ibarelerinin çıkartılarak yerine "562" ve "10.240,00 TL" ibarelerinin eklenmesi ile hükmün kaçak eşyanın müsaderesine ilişkin paragrafından önce gelmek üzere ''Sanıklara verilen cezaların, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca önceki hüküm nedeniyle cezada kazanılmış hakları olduğundan, 3 yıl 9 ay hapis ve 4.500,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.
K I S M Î K A R Ş I D Ü Ş Ü N C E
5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, katılan idare vekili ile sanıklar tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun düzeltilerek onamaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Yasanın 3/18 inci maddesi yollamasıyla 3/5-10, 4/2, 22, 5237 sayılı TCK.nun 62/1, 52/2 nci maddeleri uyarınca, 3 yıl 9 ay hapis ve 375 gün karşılığı 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sayın çoğunluk, TCK.nun 62/1. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanırken adli para cezasında indirim yapıldığında 562 gün yerine 375 gün olarak eksik ceza belirlenmesini bozma nedeni yapmamış ve sanıklar aleyhine olacak şekilde düzeltilerek hükmün onanmasına karar vermiştir.
1412 sayılı CMUK.nun 322 nci maddesinde temyiz incelemesi sırasında Yargıtay tarafından düzeltme nedenleri sınırlı olarak sayılmış, bu düzeltme nedenleri arasında para cezasının sanıklar aleyhine olacak şekilde düzeltilebileceğine ilişkin düzenlemeye yer vermemesi karşısında, hükmün, ceza dairesince düzeltilemeyecek olması nedeniyle bozulmasına karar verilmemesi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 18.02.2026