MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/953 E., 2022/7 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
SUÇ TARİHLERİ : 03.09.2014, 17.10.2014
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
17.10.2014 Tarihli Eylem Yönünden
Kolluğun önceden bindiği ve hareket halindeki trende yapılan aramada sanığın valizlerinde toplam 231 karton sigara ele geçirilen olayda; sanığın aracında yapılan aramada 960 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 116. ve 119. maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, sanık ve kaçak eşya konusunda Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni
ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38/2, 5271 sayılı Kanun’un 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre;
1.Sanık hakkında 6545, 72 42... sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi delâletiyle 3/5, 3/10, 3/10-son, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddeleri uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 03.09.2014 tarihli eyleminde haklarında cezaları kesinleşen sanıklar ... ve ... ile iştirak halinde işlemesi nedeniyle 5607 sayılı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/10-son. maddeleri uygulandığında tespit edilen ceza üzerinden 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi uyarınca artırım yapılması, sonrasında aynı Kanun'un 3/22. maddesi uygulanarak cezanın belirlenmesi yerine yazılı şekilde uygulama yapılarak 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesine aykırı davranılması,
2.Sanık hakkında hem hapis hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.