MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/15 E., 2021/1285 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Kısa kararda sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi delâletiyle aynı Kanun'un 3/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş olmasına karşın hükmün gerekçesinde sanığın aynı Kanun'un 3/11. maddesi delâletiyle 3/5. maddesi gereğince
cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiye neden olunması,
2.Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin bozma ilâmı üzerine sanığa duruşma gününü bildirir tebligat yapıldığı ancak 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereğince etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı anlaşılmakla, soruşturma aşamasında kendisine ihtaratta bulunulmayan sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı olan tutarın açıkça bildirilerek ödemesi halinde indirim oranının 1/2 olacağının ihtar edilmesi gerekirken usulüne uygun etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadan hüküm kurulması,
3.02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ve sanığın tekerrüre esas alınan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, bu suç yönünden, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu,
4.Sanık hakkında hem adlî para cezası, hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları için 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde, tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 22.12.2025 tarihinde karar verildi.