MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/2375 E., 2022/128 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi,
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" kenar başlıklı 50/1. maddesinde yer verilen "Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre ... çevrilebilir." hükmü getirildiği, yine 5237 sayılı Kanun 51. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç
işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması koşulları öngürüldüğü anlaşılmakla, adlî sicil kaydında ertelemeye engel sabıkası bulunmayan, yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak hakkındaki cezadan 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereği indirim yapılan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesi değerlendirilmeden, 51. madde yönünden ise "Sanığın kamu zararını gidermediği ve adli sicil kaydının olduğu" şeklinde dosya kapsamına uymayan gerekçeyle hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
2.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a)Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b)Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi ve sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmaması karşısında; sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemesi halinde verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının açıkça bildirilmesi gerektiği halde, sanığa yapılan ihtaratta indirim oranının 1/3 olarak gösterilmesi ve "hüküm verilinceye kadar'' süre tanınması gerekirken 30 gün kadar süre tanınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.12.2025 tarihinde karar verildi.