MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/757 E. 2021/1141 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyaların miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği ve sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının sanık tarafından kovuşturma evresinde ödenmesi halinde 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca cezasında yarı oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın cezasında üçte bir oranda indirim yapılacağı
ihtar edilerek indirim oranında yanıltılması,
2.Yerel mahkeme tarafından 07.04.2015 tarihli hükümde, sanığın 6 yıl hapis ve 36.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın sanığın temyizi üzerine 22.06.2021 tarihinde bozulduğu, incelemeye konu hükümde ise sanığın 3 yıl 9 ay hapis ve 112.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği cihetle, kazanılmış hak uygulamasında hapis ve adlî para cezasının bir bütün olarak dikkate alınması gerektiği, kazanılmış hakka esas ceza belirlenirken hapis cezası için ayrı adlî para cezası için ayrı değerlendirme yapılamayacağı, buna göre de cezada kazanılmış hak söz konusu olmadığı halde sanığın 07.04.2015 tarihli hükümden adlî para cezası üzerinden kazanılmış hakkı olduğundan bahisle, yazılı şekilde 3 yıl 9 ay hapis ve 36.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
3.Dosyada mevcut adlî sicil kaydına göre sanığın tekerrüre esas adlî sicil kaydı bulunduğu ve adlî sicil kaydının 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 13/3. maddesine aykırılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesine göre seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında; sanık hakkında tekerrüre esas ilâmla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 10.03.2026 tarihinde karar verildi.