MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/323 E., 2020/262 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
İddianamede nakil aracının müsaderesi talep edilmediği gibi Mahkemece de nakil aracı ile ilgili herhangi bir hüküm kurulmaması nedeniyle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebi bu yönüyle inceleme dışı bırakılarak katılan ... İdaresi vekilinin diğer temyiz talepleri ile sanığın temyiz talebinin incelenmesinde,
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32/2. maddesi kapsamında akıl hastası olduğu belirlenen sanığa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/2. maddesi gereği zorunlu müdafi tayin edilerek savunma alınması gerektiği gözetilmeden, sanığın savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Eşyanın gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibarıyla fahiş olduğunun anlaşılması karşısında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/23. maddesi uyarınca cezada artırım yapılması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi,
3.Sanık hakkında hükmedilen "2 yıl 18 ay hapis cezası" üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 32/2. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası yapılarak "2 yıl 11 ay hapis cezası" yerine "1 yıl 23 ay hapis cezasına", 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi gereği 1/6 oranında indirim yapılırken "2 yıl 5 ay 5 gün hapis cezası" yerine "1 yıl 17... gün hapis cezasına" hükmedilerek eksik ceza tayin edilmesi,
4.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, kaçak eşyaya mahsus tespit varakası soruşturma aşamasında dosya kapsamında bulunmadığından soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda usulünce ihtarat yapılmayan sanığa etkin pişmanlık ihtaratında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, sanığa "1/3" oranında indirim yapılacağına dair ihtarat yapılmak suretiyle sanığın yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,
5.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 31100 sayılı, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile yapılan değişiklik nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
6.Ele geçen ve iddianamede müsaderesi talep edilen kaçak eşya hakkında 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi gerekirken, eşyanın daha önce müsaderesine karar verildiği belirtilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
7.Kendisini vekil ile temsil ettiren ve davaya katılmasına karar verilen Gümrük İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
8.Hüküm fıkrasında sanığın soyadının "..." yerine "..." olarak yazılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 22.12.2025 tarihinde karar verildi.