MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/2793 E., 2021/279 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Suç tarihinde İzmir 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12.02.2015 tarihli ve 2015/603 Değişik iş sayılı kararına istinaden yapılan aramada sanığın iş yerinden 426 paket ve ikametinden 1.270 paket ... kaçağı sigaranın ele geçirilmesine ve iddianameye konu edilmesine karşın hükmün gerekçesinde iş yerinden ele geçirilen 426 paket ... kaçağı sigaradan bahsedilmeden yalnızca 1.270 paket ... kaçağı sigaraya ilişkin değerlendirme yapılması,
2.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında fiili, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde alt sınırdan uzaklaşarak teşdit uygulanmasını gerektirmediği halde hakkâniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde sanık hakkında cezaya hükmolunurken asgari hadden ayrılarak fazla ceza tayin edilmesi,
3.Sanık hakkında hüküm tesis edilirken, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca 1 yıl 7 ay hapis ve 80 gün adlî para cezası olarak temel cezanın belirlenmesinin ardından 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılırken 1 yıl 16... gün hapis ve 120 gün adlî para cezası yerine hesap hatası sonucu 1 yıl 16 ay hapis ve 120 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
4.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, Mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı gözetilerek, sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,
5.Sanık hakkında, hükmedilen 10 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 49/2. maddesi uyarınca kısa süreli olduğu gözetilmeden "Sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın süresi dikkate alınarak sanık hakkında TCK'nun 50.maddesinin uygulanmasına kanunen yer olmadığına" şeklinde yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
6.Sanık hakkında hem adlî para cezası hem de hapis cezasına hükmedildiği ve adlî para cezaları için 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre erteleme hükümleri uygulanamayacağı halde, uygulama yapılırken hiç bir ayrım yapmaksızın cezasının ertelenmesine karar verilmesi,
7.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "12.02.2015" yerine "06.02.2015" olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.02.2026 tarihinde karar verildi.