MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/34 E., 2020/1063 K.
ŞİKÂYETÇİ : Tarım ve Orman Bakanlığı
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yerel Mahkemece verilen kararın katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 10/2. maddesinin “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, ayrıca 7201 sayılı Kanun'un 13. maddesinde yer alan "Hükmi
şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır." şeklindeki düzenlemenin muhatabı tüzel kişi olanlar yönünden uygulanma imkanının bulunduğu, somut olayda sanığın yokluğunda verilen 09.12.2020 tarihli hükmün bilinen son adres olan .... Mahallesi ... Sokak No:32 ... Kapı No:5 .../.... adresi yerine, bozmadan önce 02.07.2015 tarihinde alınan beyanı esnasında bildirdiği..... Mahallesi ... .... Bulvarı No:15/A ... .... İsimli Eğlence Mekanı .../... adresine gönderildiği ve bu adreste 7201 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre tebliğ edildiği, bilinen son adrese gönderilmeden 7201 sayılı Kanun 13. maddesine göre gerçekleştirilen gerekçeli karar tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla, gerekçeli kararın usûlüne uygun şekilde sanığa tebliği ile tebliğ - tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 16.02.2026 tarihinde karar verildi.