MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/3393 E., 2022/190 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, suça konu eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında, bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1. Dairemizce kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.05.2017 tarihli, 2015/7-389 Esas, 2017/272 Karar sayılı ve 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihlerinin 14.08.2013, 10.10.2013; iddianame düzenlenme tarihlerinin 22.01.20 14... .01.2014 olduğu,
Sanık hakkında İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2024/170 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 23.10.2013, iddianame düzenlenme tarihinin ise 07.01.2014 olduğu anlaşılmakla,
Suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Hükmün 4. paragrafında sanık hakkında hükmedilen 3 gün adlî para cezasında, hükmün 5. paragrafında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince 1/4 oranında artırım yapılırken, hesap hatası sonucu 3 gün yerine 2 gün adlî para cezasına hükmedilmesi ve hükmün devamında hatalı hesaplanan bu ceza miktarı üzerinden aynı Kanun'un 62/1. maddesi gereği indirim yapılarak sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi,
3.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5, 3/10. ve 3/10-son. maddeleri uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince artırım yapılması ve belirlenen ceza üzerinden 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinde düzenlenen değer azlığı indiriminin uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan vekili ile sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.12.2025 tarihinde karar verildi.