MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/119 Esas, 2022/169 Karar
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak sanıkların beraatine ve suça konu eşyaların müsaderesine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A.İlk Derece
Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2019/1121 Esas, 2021/813 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi delaleti ile 3/1, 3/ 10... /22. maddeleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1 ve 52/2. maddeleri gereği 1 yıl 3 ay hapis cezası ve 40,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği imha edilenler dışında kalan suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
B.İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2022/119 Esas, 2022/169 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerinin kaldırılarak sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatine ve 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği imha edilenler dışında kalan suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri
Somut olayda gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında verilen arama izni uyarınca arama yapıldığına, arama işlemine sanığın herhangi bir itirazı bulunmadığına ve hakkının ihlal edilmediğine, suç nedeniyle oluşan toplumsal zararın kişisel zarardan çok daha büyük olduğuna, arama işleminin hakim onayına sunulduğuna ve hukuka aykırı delil elde edilmesinin söz konusu olmadığına ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 18.09.2019 günü kolluk görevlilerince edinilen istihbari duyumlar üzerine aynı gün Cumhuriyet savcısından gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle verilen yazılı arama emrine istinaden yapılan aramada iş yerinden 64 adet her biri 50 gram olmak üzere toplam 3.200 gram ...... ibareli bandrolsüz nargile tütünü ve 1 adet 1 kilogramlık ...... ibareli bandrolsüz nargile tütünü, depo olarak kullanılan adreste ise 25 adet her biri 200 gram olmak üzere toplam 5 kilogram ... ibareli bandrolsüz nargile tütünü ve 195 adet her biri 1 kilogramlık 195 kilogram ... ibareli bandrolsüz nargile tütünü ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın iş yerinde ve depo olarak kullanılan adreste yapılan arama işlemi esnasında 1 hazirun bulunduğu anlaşılmış olup,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.12.2024 tarihli ve 2023/10-549 Esas, 2024/385 Karar; 04.12.2024 tarihli ve 2023/10-548 Esas, 2024/384 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi;
Konut, iş yeri veya diğer kapalı yerlerde tek işlem tanığı ile yetinilerek yapılan arama neticesinde elde edilen delillerin, maddi meselenin ispatı yönünden tek/belirleyici nitelikte olup olmadığı, genel olarak arama işleminin icra tarzı itibarıyla kolluğun şüpheli bir uygulama içine girip girmediği, arama işlemine tek işlem tanığı dışında, sanık ya da aramada hazır bulunabilecek kişiler veya üçüncü şahısların şahitlik edip etmedikleri, ele geçirilen delilin/suç konusunun bulunduğu yer ve ele geçiriliş şekli gibi kriterler ışığında delillerin hukuki sıhhatine dair itirazlar değerlendirilmelidir. Bu belirleme ve değerlendirmelerden sonra silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda, delillerin güvenilirliğine ve gerçekliğine ilişkin savunma itirazlarının, tek işlem tanığı ve bunu destekleyen diğer güvence argümanları ile karşılandığı hâllerde yapılan aramanın, hükme esas alınamayacak bir hukuka aykırılıkla malul olmadığının kabulü gerekir.
Dosya kapsamında yapılan incelemede ise, Bölge Adliye Mahkemesince "...Her ne kadar sanığın yakını olduğu değerlendirilen ......... arama sırasında hazır bulunmakta ise de; sözü geçen kişi CMK'nın 120. maddesi gereğince aramada bulunabilecek kişilerden olup CMK'nın 119/4. maddesinde belirtilen kişilerden değildir. Bu bakımdan ....... aramada bulundurulabilecek kişilerden olsa bile ondan başka arama tanığı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle yapılan arama CMK'nın 119/4. maddesine aykırı olarak icra edilmiştir. Hukuka aykırı olarak yapılan arama sonucunda elde edilen deliller karşısında sanığın savunmasının sanığın aleyhine değerlendirilmesi de hukuken kabul edilebilir bir durum değildir..." gerekçesi ile sanığın beraatine karar verilmiş ise de; Cumhuriyet savcısından usulüne uygun olarak alınmış bir arama izninin mevcut olması, arama işlemi esnasında işlem tanığı olarak ......... isimli şahsın hazır bulunması, arama iznine ve bu izne istinaden yapılan işlemlere yönelik sanığın bir itirazın bulunmaması, arama sonucunda ele geçen eşyaların kendi iş yeri ve deposunda ele geçirildiğine ilişkin açık kabulünün mevcut olması, arama işlemine ve arama yapılırken bir takım haklarının ihlâl edildiğine yönelik olarak sanıktan gelen herhangi bir yakınmanın bulunmaması karşısında, yapılan arama işleminin hukuka uygun olduğu, bu arama işlemi neticesinde suça konu eşyaların ele geçirildiği ve hükme esas alınabileceği gözetilerek, sanığın mahkûmiyeti yerine dosya kapsamına ve oluşa uymayan gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
2.İddianame ile müsaderesi talep olunan suça konu nargile tütünlerinin tamamının müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2026 tarihinde karar verildi.