MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1673 E., 2021/3110 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanık hakkında beraat ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2019/145 Esas, 2021/1291 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan anılan Kanun'un 3/18. maddesi delaleti ile 3/5, 3/ 10... /22. maddeleri gereğince neticeten 10 ay erteli hapis, 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve kaçak eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 30.12.2021 tarihli ve 2021/1673 Esas, 2021/3110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmadan yapılan incelemede; sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereği beraatine, kaçak eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İhbar üzerine kargo aracında yapılan aramada dava konusu 149 şişe kaçak alkollü içkinin ele geçirildiği olayda;
Dosya kapsamına göre, Sulh Ceza Hâkimliğinden alınan arama kararı olmadığı gibi, Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama izni de bulunmadığı, usulüne uygun arama kararı alınmadan kolluk gücü tarafından yapılan aramanın usul ve Kanun'a aykırı olduğu, kargo aracında 5271 sayılı Kanun’un 119. maddesi uyarınca alınan arama kararı ile arama yapılabileceği gözetilerek, usulüne uygun alınmış arama kararı bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca postada el koyma kararı bulunmadığından sanık hakkında farklı gerekçeyle beraat kararı verilmesinde netice itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin kararında katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde karar verildi.
KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, katılan idare vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 3 02... . maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 24.02.2026