MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/260 E., 2022/280 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmek suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet
suçundan, 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay ay hapis cezası ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ele geçen alkollerin 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiştir.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin 11.02.2022 tarihli ve 2022/260 Esas, 2022/280 Karar sayılı kararı, ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatine, suça konu alkollerin 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilerek, sanık müdafiin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a.ve 303/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu oluşturduğuna, ele geçen eşyaların miktar ve çeşitliliğinin eşyayı satmaya yönelik olduğuna, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanığın ikâmetinde kaçak alkol üretip satışa sunduğuna dair istihbarî bilgiler üzerine, Sulh Ceza Hâkimliğinden usulüne uygun olarak alınan adlî arama kararına istinaden sanığın ikâmetinde yapılan aramada farklı miktar ve çeşitlerde alkol, rakı ile alkol yapımında kullanılan materyallerin ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, yapılan arama işlemi esnasında mahalle muhtarının hazır bulunduğu anlaşılmış olup,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.12.2024 tarihli ve 2023/10-549 Esas, 2024/385 Karar sayılı, 04.12.2024 tarihli ve 2023/10-548 Esas, 2024/384 Karar sayılı, 18.06.2025 tarihi, 2024/7-381 Esas, 2025/259 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi;
Konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde tek işlem tanığı ile yetinilerek yapılan arama neticesinde elde edilen delillerin, maddi meselenin ispatı yönünden tek/belirleyici nitelikte olup olmadığı, genel olarak arama işleminin icra tarzı itibarıyla kolluğun şüpheli bir uygulama içine girip girmediği, arama işlemine tek işlem tanığı dışında, sanık ya da aramada hazır bulunabilecek kişiler veya üçüncü şahısların şahitlik edip etmedikleri, ele geçirilen delilin/suç konusunun bulunduğu yer ve ele geçiriliş şekli gibi kriterler ışığında delillerin hukuki sıhhatine dair itirazlar değerlendirilmelidir. Bu belirleme ve değerlendirmelerden sonra silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda, delillerin güvenilirliğine ve gerçekliğine ilişkin savunma itirazlarının, tek işlem tanığı ve bunu destekleyen diğer güvence argümanları ile karşılandığı hâllerde yapılan aramanın, hükme esas alınamayacak bir hukuka aykırılıkla malul olmadığının kabulü gerekir.
Dosya kapsamında yapılan incelemede ise, usulüne göre alınmış bir adli arama kararının mevcut olması, arama işlemi esnasında işlem tanığının hazır bulunması, arama kararına ve bu kararın infazı sırasında yapılan işlemlere yönelik sanığın bir itirazın bulunmaması, arama sonucunda ele geçen eşyaların kendisine ait adreste ele geçirildiğine ilişkin açık kabulünün mevcut olması, arama işlemine ve arama yapılırken bir takım haklarının ihlal edildiğine yönelik olarak sanıktan gelen herhangi bir yakınmanın bulunmaması karşısında, usulüne göre alınmış arama kararına istinaden yapılan arama sonunda ele geçen
delillerin yargılamada tek belirleyici delil olmadığı anlaşılmakla; sanığın üzerine atılı suçtan mahkûmiyeti gerekirken, yerinde görülmeyen gerekçelerle beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde karar verildi.