MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/951 E., 2021/1068 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
İddianamede nakil aracının müsaderesine ilişkin bir talep bulunmadığı gibi Mahkeme tarafından da temyize konu bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin bu konuyla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ekonomik durumu uygun olmadığı için belirtilen miktarları ödeyemeyeceğini beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğnamedeki bozma talepli görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu
olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
1.Hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden geçirilmesine karar verilirken uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2.Hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51/8. fıkrasında yer alan ihtarata yer verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Kanun iadesinin sanık lehine olduğu gözetilmeksizin, kanun iadesi sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği;
1.Hükmün 10. maddesinde yer alan "...denetim süresi içerisinde herhangi bir yükümlülük yüklenmesine yer olmadığına" ibaresinden önce gelmek üzere "5237 sayılı Kanun'un 51/6. maddesi uyarınca" ibaresinin eklenmesi,
2.Hükmün 10. maddesinin sonuna "5237 sayılı Kanun'un 51/8. fıkrası uyarınca denetim süresini iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağına" ibaresinin eklenmesi,
3.Hükmün yargılama giderlerine ilişkin 14. maddesinin hükümden çıkartılarak yerine gelmek üzere "Kanun iadesi öncesi yapılan 40,00 TL. yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye gelir kaydına, kanun iadesi sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise kanun iadesinin sanık lehine olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.12.2025 tarihinde karar verildi.