MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/153 E., 2023/25 K.
MÜŞTEKİ: Gümrük İdaresi
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın ödeme imkanının bulunmadığını açıkça beyan ettiği ve ödeme iradesinde bulunmadığı ve sanığa, 01.06.2021 tarihli duruşmada etkin pişmanlık için suça konu kaçak eşyanın bilirkişi raporunda belirtilen ve daha lehe olan gümrüklenmiş değerinin (88.824,74 TL) iki katının ödenmesinin ihtar edildiği, ancak sanığın ödeme gücünün olmadığını beyan ettiği, Dairemizin 31.05.2022 tarihli bozma ilamı sonrasında ise ...'de belirtilen gümrüklenmiş değerinin (95.881,44 TL) iki katının ödenmesinin ihtar edildiği ve sanığın herhangi bir ödeme yapmadığı anlaşıldığından Tebliğnamede belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Ele geçen 1430 karton gümrük kaçağı sigaranın miktarına, meydana gelen zararın ve sanığın suç işleme kastının ağırlığına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi gereği temel ceza tayin edilirken hak ve nesafete uygun teşdit uygulanması gerektiği halde yazılı şekilde hapis cezası yönünden alt sınırdan hüküm kurulması mahkûmiyet hükmüne ilişkin aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi yerine, aynı Kanun'un 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanık ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği hükmün takdiri indirime ilişkin 1. maddesinin ikinci paragrafında yer alan ''TCK'nun 62. maddesi'' ibaresinin çıkartılarak yerine gelmek üzere ''5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.12.2025 tarihinde karar verildi.