MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1676 E., 2021/3117 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararınınkaldırılarak sanığın beraati, suça konu eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2021 tarihli ve 2021/548 Esas, 2021/1276 Karar sayılı kararı ile sanığın; 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18, 3/22. maddeleri ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62, 51, 52/2. maddeleri gereği erteli 10 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla, 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 30.12.2021 tarihli ve 2021/1676 Esas, 2021/3117 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereği beraatine ve 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi
Temyize konu mahkeme kararında her ne kadar sanığın suçunu ikrar etmediği, elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu ve karara dayanak yapılamayacağı belirtilmiş ise de, söz konusu delillerin elde ediliş biçiminde belirtilen eksiklik arama sırasında iki yerine bir kişi olmasından ibaret olup, basit bir usul hatası olduğundan, sanık hakkında verilen beraat kararının hukuka aykırı olması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 31.12.2020 tarihinde .... Çağrı Merkezini arayan bir şahsın, " 09... plakalı araç sahib.... isimli şahsın.... Mah. .... kıraathanesi civarında el altından kaçak içki yapıp sattığı" şeklindeki ihbarı üzerine şahıs ile ilgili yapılan çalışmalarda sanığın kimlik bilgileri ve kullandığı araç tespit edilmiş, 01.02.2021 tarihinde saat: 16.00 sıralarında yol üzerinde park halinde ihbara konu araç görülmüş, aracın başında bulunan sanığa ihbar hakkında bilgi verilmesi sonucu sanığın aracında içki olduğunu söyleyerek rızası ile teslim ettiği 4 litre alkollü içki ele geçirilmiş olup, sanığa içkileri nerede yaptığı sorulduğunda ikametinde yaptığını ve ikametinde de içime hazır içki bulunduğunu beyan etmesi nedeniyle sanığa ait ikamette kaçak alkol imalatına yönelik suç ve suç unsurlarının ele geçirilebilmesi amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan derkenar arama emrine istinaden mahalle muhtarının hazır olduğu aramada, 43.9 litre rakı, 17 litre votka, 34 litre etil alkol, 16.5 litre viski, 2,5 litre likör, 1 adet alkollü içki kiti, 1 adet aroma kiti, 1 adet ölçü kabı, 1 adet etil alkol test tüpü, 2 adet enjektör ile aroma ve yağların ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın ikametinde yapılan arama işlemi esnasında mahalle muhtarının hazır bulunduğu anlaşılmış olup,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.12.2024 tarihli ve 2023/10-549 Esas, 2024/385 Karar sayılı, 04.12.2024 tarihli ve 2023/10-548 Esas, 2024/384 Karar sayılı, 18.06.2025 tarihli ve 2024/7-381 Esas, 2025/259 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi;
Konut, iş yeri veya diğer kapalı yerlerde tek işlem tanığı ile yetinilerek yapılan arama neticesinde elde edilen delillerin, maddi meselenin ispatı yönünden tek/belirleyici nitelikte olup olmadığı, genel olarak arama işleminin icra tarzı itibarıyla kolluğun şüpheli bir uygulama içine girip girmediği, arama işlemine tek işlem tanığı dışında, sanık ya da aramada hazır bulunabilecek kişiler veya üçüncü şahısların şahitlik
edip etmedikleri, ele geçirilen delilin/suç konusunun bulunduğu yer ve ele geçiriliş şekli gibi kriterler ışığında delillerin hukukî sıhhatine dair itirazlar değerlendirilmelidir. Bu belirleme ve değerlendirmelerden sonra silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda, delillerin güvenilirliğine ve gerçekliğine ilişkin savunma itirazlarının, tek işlem tanığı ve bunu destekleyen diğer güvence argümanları ile karşılandığı hâllerde yapılan aramanın, hükme esas alınamayacak bir hukuka aykırılıkla malul olmadığının kabulü gerekir.
Dosya kapsamında yapılan incelemede ise, Bölge Adliye Mahkemesince "..Cumhuriyet savcısı tarafından herhangi bir gerekçe göstermeksizin gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında verilen adli arama izninin hukuka uygun olmadığı ve usulsüz olarak yapılan aramada Cumhuriyet Savcısı olmaksızın ve ihtiyar heyetinden ya da komşulardan 2 kişinin bulunmaması nedeniyle yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu" gerekçesi ile sanığın beraatine karar verilmiş ise de; suça konu eşyanın ele geçtiği yer, miktarı, olayın oluş şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, arama işlemi esnasında işlem tanığı olarak mahalle muhtarının hazır bulunması, arama kararına ve bu kararın infazı sırasında yapılan işlemlere yönelik sanığın bir itirazının bulunmaması, arama sonucunda ele geçen eşyaların kendi ikametinden ele geçirildiğine ilişkin sanığın açık kabulünün mevcut olması nedenleriyle gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında usulüne uygun olarak alınan derkenar arama emrine istinaden evde yapılan arama işleminin hukuka uygun olduğu, bu arama işlemi neticesinde suça konu eşyaların ele geçirildiği ve hükme esas alınabileceği gözetilerek; sanığın üzerine atılı suçtan mahkûmiyeti gerekirken, yerinde görülmeyen gerekçeler ile beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde karar verildi.