MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/558 E., 2022/709 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanık hakkında beraat ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2020/2767 Esas, 2021/1467 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan anılan Kanun'un 3/18. ve 3/22. maddeleri gereğince neticeten 10 ay erteli hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve kaçak eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2022/558 Esas, 2022/709
Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmadan yapılan incelemede; sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereği beraatine, kaçak eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; arama işlemi ve arama kararını gerektirir bir hal bulunmadığından sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İhbar üzerine sanığın evinde yapılan aramada dava konusu kaçak alkollü içkiler ve etil alkolün ele geçirildiği olayda;
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Kanun’un 119. maddesi uyarınca Sulh Ceza Hâkimliğinden alınan arama kararı olmadığı gibi, Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama izni bulunmadığı, usulüne uygun arama kararı alınmadan kolluk gücü tarafından yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu ve ele geçen delillerin de hukuka aykırı delil niteliğinde olup, Anayasamızın 38/6. maddesinde yer alan "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez." hükmü ve yine 5271 sayılı Kanun'un 206/2. maddesinin (a) bendi, 217/2. maddesi, 230/1. maddesinde de hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklindeki açık düzenlemeleri karşısında, hukuka aykırı şekilde elde edilen ve kaçak olduğu anlaşılan eşyanın hükme esas alınamayacağı gözetilerek, sanık hakkında beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde karar verildi.