MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/34 E., 2022/146 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, sanık ...'a yapılan tebliğ usulsüz olup, sanığın temyiz isteğinin süresinde kabul edildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Suça konu eşyaya ilişkin olarak sunulan faturada satıcı olarak gözüken şirket temsilcileri belirlenip beyanlarına başvurularak, öncelikle faturanın kendi firmaları tarafından düzenlenip düzenlenmediği sorulduktan sonra, defter ve belgelerin incelenmesi suretiyle tür ve miktar itibarıyla faturanın dava konusu eşyayı temsil edip etmediği tespit edildikten sonra, ithale kadar inilmek suretiyle zincirleme menşe araştırmasının tamamlanması ve ilgili ... İdarelerinden ... giriş beyannameleri tüm ekleriyle birlikte getirtilip, tüm belgeler konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek, ayniyet tespiti yaptırılması ile sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
1.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile
değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesi uyarınca, sanıkların kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmesi için Mahkemece kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yer alan dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarı ödemeleri hususunda ihtarat yapılması ve hüküm verilinceye kadar ödeme yapılması halinde, soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca daha önce sanıklara bu hususta ihtar yapılmamış olduğu da gözetilerek cezalarında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği gözetilmeksizin sanıklara usulüne uygun şekilde etkin pişmanlık ihtarı yapılmadan savunma haklarının kısıtlanması,
2.Sanıklar hakkında temel ceza belirlendikten sonra 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi gereğince artırım yapılması ve belirlenen ceza üzerinden aynı Kanun'un 3/23. maddesinde düzenlenen fahiş artırımı uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.Sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi yerine, 62. maddesinin yazılması ile kaçak eşyanın müsaderesine ilişkin bentte uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi yerine, 54. maddesinin yazılması suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
4.Sanıklar hakkında 5607 Sayılı Kanun'un 4/2. maddesinin uygulandığı paragrafta "28'... " ibaresinden sonra "gün" ibaresinin yazılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5.Katılan ... İdaresi lehine vekâlet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi gerekirken hangi sanıktan tahsil edileceği hususunda tereddüt yaratacak şekilde sanıktan tahsiline karar verilmesi,
6.Sanıklar ..., ..., ...'in savcılıkta alınan beyanlarında " 60... plakalı kamyonu diğer şüpheliler ile birlikte ortak olarak aldık. Ancak araç rehinli olduğundan dolayı üzerimize devir yapamadık." şeklindeki ifadeleri ile yine sanıklardan ...'nın 13.02.2015 tarihli talimat duruşmasında "..., ... ile bir kamyon aldık, nakliye işi yapıyorduk." şeklindeki beyanına göre nakil aracının sanıklara ait olduğunun anlaşılması karşısında; sanıklara ait 60... plakalı araçta gümrüklenmiş değeri 101.341,80 TL olan 7660 kg çay yakalanan olayda, suça konu kaçak eşyanın, taşıma aracının yüküne göre miktar veya hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturması ve kaçak eşyanın değeri ile iadesine karar verilen nakil vasıtasının değeri göz önüne alındığında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/3. maddesine göre araç müsaderesinin hakkaniyete aykırı olmayacağı gözetilerek nakil aracının müsaderesi yerine iadesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık ... müdafi, sanık ..., sanık ..., sanık ..., katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 17.12.2025 tarihinde karar verildi.