MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2036 E., 2023/264 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, suçta kullanılan eşyaların müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A.İlk Derece
Menderes 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2022/496 Esas, 2022/651 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan kişisel kullanım sınırında bulunduğundan bahisle sanığın beraatine, dava konusu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
B.İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 22.02.2023 tarihli ve 2022/2036 Esas, 2023/264 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince
verilen beraat hükmünün kaldırılarak sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44. maddesi gereğince 5607 sayılı Kanun'un 3/ 18... /22. maddeleri ve 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2 ve 51. maddeleri gereği erteli 10 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/1-4. maddesi gereği suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında yargılama sürecinde pişmanlık gösterdiğine ilişkin bir emare bulunmadığı halde hapis cezasının ertelenmesi ve bu nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2. Sanığın Temyiz İstemi
Atılı suçu kabul etmediğine, suça konu eşyanın ticaretini yapmadığı göz önüne alındığında beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanığın " .... mah. ..... sokak no:..... Daire: ...../ İzmir" sayılı ikametinde kaçak alkol imal ederek satışını yaptığı şeklinde elde edilen bilgiler üzerine, 16.02.2022 günü saat 18.50 sıralarında kolluk görevlilerince yapılan kontrollerde; sanığın ikametine giren ve bir süre kaldıktan sonra elinde bilirkişi raporuna göre yerli menşeili sahte rakı olduğu tespit edilen içerisi tamamen dolu, kapaklı ve üzerinde kaltun madran ibaresi bulunan 0,5 litrelik pet şişe ile çıkan ve isminin ... olduğu tespit edilen şahıs ile yapılan görüşmede, rakıyı soyadını bilmediği ancak ismini ..... olarak bildiği komşusundan 50,00 TL karşılığında aldığını şifaen beyan etmesi üzerine, Cumhuriyet savcısından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında aynı gün 20.00- 23.00 saatleri arasında arama yapılmasına ilişkin alınan yazılı arama ve el koyma kararı uyarınca, mahalle muhtarı hazurun olarak bulundurularak sanığın ikametinde 20.30 sıralarında yapılan aramada; bilirkişi raporuna göre yerli menşeili olup bandrolsüz olduğu tespit edilen toplam 53,8 litre el yapımı sahte rakı, 10 gr. yabancı menşeili aroma ve imalatta kullanılan malzemelerin ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.12.2024 tarihli ve 2023/10-549 Esas, 2024/385 Karar sayılı, 04.12.2024 tarihli ve 2023/10-548 Esas, 2024/384 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi;
Konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde tek işlem tanığı ile yetinilerek yapılan arama neticesinde elde edilen delillerin, maddi meselenin ispatı yönünden tek/belirleyici nitelikte olup olmadığı, genel olarak arama işleminin icra tarzı itibariyle kolluğun şüpheli bir uygulama içine girip girmediği, arama işlemine tek işlem tanığı dışında, sanık ya da aramada hazır bulunabilecek (CMK madde 120) kişiler veya üçüncü şahısların şahitlik edip etmedikleri, ele geçirilen delilin/suç konusunun bulunduğu yer ve ele geçiriliş şekli gibi kriterler ışığında delillerin hukuki sıhhatine dair itirazlar değerlendirilmelidir. Bu belirleme ve değerlendirmelerden sonra silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda, delillerin güvenilirliğine ve gerçekliğine ilişkin savunma itirazlarının, tek işlem tanığı ve bunu destekleyen diğer
güvence argümanları ile karşılandığı hâllerde yapılan aramanın, hükme esas alınamayacak bir hukuka aykırılıkla malul olmadığının kabulü gerekir.
Dosya kapsamında yapılan incelemede ise, usulüne göre alınmış bir arama kararının mevcut olduğu, arama işlemi esnasında en az bir adet işlem tanığının hazır bulunduğu, arama kararına ve bu kararın infazı sırasında yapılan işlemlere yönelik sanığın bir itirazın olmadığı, arama sonucunda ele geçen eşyaların kendi ikametinden ele geçirildiğine ilişkin açık ikrarının mevcut olduğu, arama işlemine ve arama yapılırken bir takım haklarının ihlal edildiğine yönelik olarak sanıktan gelen herhangi bir yakınmanın bulunmadığı
anlaşılmakla, usulüne göre alınmış arama kararına istinaden yapılan arama sonunda ele geçen delillerin yargılamada tek belirleyici delil olmadığı gözetilerek; sanığın atılı suçu işlediği kanaatine varıldığından Tebliğname'de ki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, yapılan arama işleminin hukuka uygun olduğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı ve suçun yasal unsurlarının oluştuğu anlaşıldığından, katılan kurum vekili ve sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Suça konu sahte içkilerin ve 10 gr yabancı menşeili aromanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi, sahte içki yapımında kullanılan malzemelerin ise 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi gereğince müsaderesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi
hukuka aykırı görülmüş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
III.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İzmir Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün; suça konu eşyanın müsaderesine ilişkin fıkrasının hükümden çıkartılarak yerine "Suça konu sahte içkilerin ve 10 gr yabancı menşeili aromanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi, sahte içki yapımında kullanılan diğer eşyaların ise 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi gereğince müsaderesine" fıkrasının eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Menderes 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.