MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/1017 E., 2022/1368 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Suçta kullanılan nakil aracının Viranşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli kararı ile iadesine karar verilmiş olup, anılan kararın Dairemizin 04.10.2021 tarihli ve 2019/10715 Esas, 2021/11614 Karar sayılı ilâmı ile onanmak suretiyle kesinleştiği gözetilmeden nakil aracı hakkında yeniden karar verilmesi hukuki değerden yoksun olduğundan, katılan ... İdaresi vekilinin münhâsıran araç müsaderesine yönelik olduğu anlaşılan temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde ilk olarak "temyiz dışı sanık ...'ya ait barakada toplam 750 litre kaçak akaryakıt ve bu akaryakıtı nakletmede kullanılan çeşitli ekipmanların; sanık ...'ye ait kamyonun deposunda ise aktarımı yapılan toplam 345 litre kaçak akaryakıtın ele geçirildiği"nin belirtildiği devamında ise önce "sanık ... hakkında yakalanan kaçak sigara miktarı gözetilerek eylemine uyan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18 maddesi delaletiyle 3/5 maddesi gereğince cezalandırılmasına" karar verildiği, sonrasında "kaçakçılık suçuna konu eşya akaryakıt olduğundan 5607 sayılı Kanun'un 3/10 maddesi uyarınca arttırım yapılmasına" karar verildiği, aynı şekilde hükmün A.1. maddesinde de "sanığın yakalanan kaçak sigara miktarı gözetilerek 5607 sayılı Kanun'un 3/18 maddesi delaletiyle 3/5 maddesi gereğince cezalandırılmasına" karar verildiği, A.3. maddesinde ise "kaçakçılık suçuna konu eşya akaryakıt olduğundan sanığın cezasının 5607 sayılı Kanunu'nun 3/10. maddesi uyarınca arttırılmasına" karar verildiği anlaşılmakla, hem hükmün kendi içinde hemde hükümle gerekçe arasında çelişki oluşturulması,
2.Suça konu eşyanın kaçak akaryakıt olmasına göre, temel cezanın belirlenmesi sırasında delâlet maddesi olarak 5607 sayılı Kanun'un 3/11-son maddesinin gösterilmesi gerekirken aynı Kanun'un 3/18-son maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3.Dava konusu kaçak akaryakıt hakkında tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, dava konusu akaryakıt tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irat kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54/4. maddesi gereği müsaderesine, suçta kullanılan diğer eşyaların (5-6 metre uzunluğunda siyah hortum ve hortuma takılı akaryakıt tabancası, 6 metre uzunluğunda sarı hortum ve SD-3 ibareli sayaç) ise 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi gereği müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
4. Suçtan doğrudan zarar gören ve davaya katılan ... İdaresi lehine karar tarihi itibarıyla verilen vekâlet ücretinin ''sanıklardan eşit oranda alınmasına'' karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın eşinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.03.2026 tarihinde karar verildi.