MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2706 E., 2021/392 K.
SUÇLAR : 1072 sayılı Kanun'a muhalefet, kumar oynanması için yer ve imkân sağlama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2018/657 E., 2019/527 K. sayılı kararı ile sanığın 1072 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, neticeten 3 ay hapis ve 1000,00 TL adlî para cezası, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan da neticeten 3 ay hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2019/2706 E., 2021/392 K. sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümler kaldırılarak yeniden yapılan
yargılama sonucunda, sanığın, 1072 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, neticeten 1 yıl 15 gün hapis ve 2.080,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, zincirleme suç kapsamında olup daha önce kesinleşen 1 yıl hapis ve 2.000,00 TL adlî para cezasının mahsubu ile cezasının 15 gün hapis ve 80,00 TL adlî para cezası olarak infazına, kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçundan da neticeten 1 yıl 15 gün hapis ve 4.160,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, zincirleme suç kapsamında olup daha önce kesinleşen 1 yıl hapis ve 4.000,00 TL adlî para cezasının mahsubu ile cezasının 15 gün hapis ve 160,00 TL adlî para cezası olarak infazına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın temyiz istemi, atılı suçu işlediğini gösterir her türlü şüpheden uzak ve kesin delil bulunmadığına, iş yeri sahibinin kim olduğu araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tabliğnamesinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddi gerektiği yönünde görüş bildirilmiş ise de Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesince verilen hapis cezasının artırıldığı, dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi kabil olduğu belirlendiğinden, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250. maddesinde hüküm altına alınan seri yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un Geçici 5/1-d maddesinde yer alan“…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin "seri muhakeme usulü" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. ve 5271 sayılı Kanun'un 250. maddeleri uyarınca dosyanın “seri yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2019/2706 E., 2021/392 K. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde karar verildi.