MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1154 E., 2022/1533 K.
SUÇ : 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2021 tarihli kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na muhalefet suçundan sanığın neticeten 1 yıl hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Kararın katılan vekili ve sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararı ile şikâyetin 6 aylık sürede yapılmadığı gerekçesiyle sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Her bir ürün satışı ile suçun işlendiği dikkate alınmadan karar verildiğine, ürün satışı ile suçun işlenmeye devam ettiğine, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı isabetli olmakla birlikte cezada
artırım yapılması gerektiğine, sanığın eyleminin iltibasa neden olduğunun bilirkişi raporu ile sabit olduğuna, kararın bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Katılan vekilince keşide edilip, katılan adına tescilli markanın haksız olarak kullanımına son verilmesinin istendiği 30.05.2019 tarihli ihtarname ile katılanın suçtan haberdar olduğu ve şikâyet süresinin de bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağının kabul edilmesine ilişkin gerekçe ile 02.12.2019 tarihli şikâyetin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesinde yer alan düzenlemeye aykırı olarak altı aylık süreden sonra yapıldığı kabul edilerek sanık hakkında açılan kamu davası bakımından Bölge Adliye Mahkemesince düşme kararı verilen somut olayda; soruşturma kapsamında emniyet görevlilerince gerçekleştirilen 20.01.2020 tarihli tespitte şikâyete konu herhangi bir ürünün ele geçmemiş olması nedeniyle suçun temadi ettiğine dair delil bulunmadığı sabit olup, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 39/3. maddesine göre hesaplanması gereken altı aylık sürenin son gününün 30.11.2019 tarihi olduğu anlaşılmakla birlikte, belirtilen tarihin hafta sonuna (cumartesi gününe) denk gelmesi nedeniyle anılan maddenin 4. fıkrasında yer alan '' Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter.'' hükmü uyarınca, 02.12.2019 tarihli şikâyetin kanuni süresi içerisinde olduğu gözetilmeden, sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi,
Kabule göre ise;
20.01.2020 tarihli tespitte suça konu herhangi bir ürünün ele geçmediği gözetilerek, suç tarihinin şikayet tarihi olan 02.12.2019 yerine, 20.01.2020 olarak gösterilmesi, hukuka aykırılık bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde karar verildi.