MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1181 Esas, 2022/3154 Karar
SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A.İlk Derece
İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.01.2022 tarihli ve 2020/9 Esas, 2022/23 Karar sayılı kararı ile sanığın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 160/2 ve 160/6. maddeleri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B.İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2022/1181 Esas, 2022/3154
Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiin Temyiz Sebepleri
Sanığın iddialar ortaya çıkmadan yaptığından pişman olduğuna, soruşturma baskısı olmadan söz konusu miktarı geri ödemek istemiş ise de .... .....'un hesabından ne kadar çekildiğinden emin olmadığı için ödemeyi kabul etmediğine, sanığın etkin pişmanlık çabasının dikkate alınmadığına, inceleme yapan amirlerin durumu görebilecek yeterliliğe sahip olduğuna, bankanın yeterli denetim ve gözetim yapmadığına, şubede teftiş yapılsa idi durumun ortaya çıkabileceğine, imza farklılığının ehil bir banka yetkilisi tarafından anlaşılabileceğine, paranın az olması nedeni ile sanığın cezasında indirim yapılması gerektiğine, hüküm fıkrasında dosya ile ilgisi olmayan ....isimli kişinin isminin yazılı olduğuna ve bu nedenle kararın yok hükmünde olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan raporların yeterli olduğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, suçun yasal unsurlarının oluştuğu anlaşıldığından, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III.KARAR
''Değerlendirme ve Gerekçe'' bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2026 tarihinde karar verildi.