MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2774 E., 2022/3970 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak verilen ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması, sanığın mahkûmiyeti, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık hakkında verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında atılı suçu işlediğinin sabit olmadığından bahisle beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
B. İstinaf Aşaması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan yargılamada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında atılı suçun unsurlarının oluştuğundan bahisle İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5 ve 3/10. maddeleri gereğince mahkûmiyetine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içerisinde işlenen yeni suç ihbarı nedeniyle dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden ve duruşmalı olarak ele alındığı, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
II.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna, dosya kapsamına aykırı olduğuna, savunmanın aksine delil bulunmadığı gibi hükmün de eksik inceleme ile verildiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Olayın oluş şekli, sanığın aşamalardaki savunması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
1.5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yer alan düzenlemenin uygulanması sırasında, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği halde, soruşturma aşamasında ödeme ihtaratı yapılmayan ve kovuşturma aşamasında hükümden önce eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı meblağı ödeyerek makbuzunu dosyaya ibraz eden sanık hakkında, "Sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinin hatırlatılmadığı ancak İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılamada gümrüklenmiş değerin iki katı tutar ihtar edilmek sureti ile ödeme imkanı sağlandığı ancak ödeme yapılmadığı değerlendirildiğinde Dairemizde yapılan yargılama sırasında ödeme yapılması soruşturma aşamasında yapılan ödeme olarak kabul edilmeyerek 5607 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar yapılan ödeme olarak kabul edilmiş cezasında 5607 sayılı Kanun 5/2-b maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir. " şeklindeki hukuka uygun olmayan gerekçe ile cezada 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
2.Ele geçen ve müsaderesi talep edilen kaçak eşyanın, 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hükmün, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına ilişkin fıkrasındaki "...1/3 oranında indirim uygulanarak sanığın 8 AY HAPİS VE 1 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA." ifadesi hükümden çıkartılarak yerine "1/2 oranında indirim uygulanarak sanığın 6 AY HAPİS VE 1 GÜN KARŞILIĞI ADLÎ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibaresinin eklenmesi, takip eden takdiri indirime ilişkin fıkradaki "... 6 AY 20 GÜN HAPİS" ifadesi hükümden çıkartılarak yerine "5 AY HAPİS" ibaresinin eklenmesi, devamında yer alan 9. fıkrasındaki "SANIĞIN NETİCELEN 6 AY 20 GÜN HAPİS VE 20.00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA. " ifadesinin hükümden çıkartılarak yerine "SANIĞIN NETİCETEN 5 AY HAPİS VE 20.00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibaresinin eklenmesi, yine müsadereye ilişkin fıkrasındaki "...TCK 54/1" ifadesi hükümden çıkartılarak, yerine "TCK 54/4." ibaresinin eklenmesi ve diğer hususların aynen bırakılması suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2026 tarihinde karar verildi.