MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/616 E., 2022/2155 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM :İlk Derece Mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak sanığın mahkûmiyeti, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması
Sanık hakkında verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında atılı suçu işlediğinin sabit olmadığından bahisle beraat, idari para cezası, mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verildiği anlaşılmıştır.
B. İstinaf Aşaması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan yargılamada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından atılı suçun unsurlarının
oluştuğundan bahisle İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi gereğince mahkûmiyetine, eşyanın müsaderesine karar verildiği anlaşılmıştır.
II.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafiin temyiz sebepleri; sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanamayacağına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, aramanın hukuka aykırı olduğuna, sanığın bandrollerin sahte olduğunu bilmesinin mümkün olmadığına, suç kastı bulunmadığına, kararın bu nedenlerle bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen eşya miktarı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan, İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/1028 Esas, 2013/1878 Karar sayılı kararı için yapılan uyarlama yargılaması sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşıldığından ilâmın tekerrüre esas alınamayacağı, soruşturma aşamasında gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyen sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Sanığın adli sicil kaydında bulunan İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/964 Esas, 2013/42 Karar sayılı, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin ilamın tekerrüre esas olduğu anlaşılmış olup hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında bahse konu ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
III.KARAR
"Değerlendirme ve Gerekçe" bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye
Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2026 tarihinde karar verildi.