MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1755 E., 2022/2036 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin mahkumiyet kararı kaldırılarak sanık hakkında beraat, suça konu eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A.İlk Derece
Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2022 tarihli ve 2022/832 Esas, 2022/986 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18 yollaması ile 3/5, 3/10, 3/10- son, 3/ 22... sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 52/2 ve 51. maddeleri gereği erteli 10 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesi yollamasıyla, 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
B.İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 21.11.2022 tarihli ve 2022/1755 Esas, 2022/2036 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak usulsüz arama nedeniyle sanığın beraatine, 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla, 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Yapılan arama kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile sanığnı beraatine karar verilmiş ise de; yapılan işlemi arama olarak değerlendirmek mümkün olmadığı, arama, gizli olanı ortaya çıkarmak için yürütülen bir faaliyet olduğundan gözle görülen veya açıkta bırakılan şeylerin aramanın konusu olamayacağına, sanık tarafından aracın arka koltuğu üzerine dışarıdan görünecek şekilde bırakılan bizzatihi suç teşkil eden makaronlara el koyma işleminin arama olarak değerlendirilemeyeceğine, yapılan işlemde hukuka aykırılılık bulunmaması nedenleriyle beraat kararının bozulması talebine ilişkindir.
2. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi
Suça konu eşyanın sanığın aracının içerisinde yakalanması, arka koltuğun üzerinde dışarıdan gözle görünür vaziyette ve açıkta bırakılması sanığın arama sırasında itiraz etmediği dikkate alındığında beraat hükmünün usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, usulüne uygun arama kararı bulunmadığından hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağından sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılarak, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin kararında, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2026 tarihinde karar verildi.