MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/750 E., 2023/739 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak
sanığın beraatine ve suça konu eşyaların müsaderesine karar
verilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A.İlk Derece
Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2021/789 Esas, 2022/1364 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18, 3/ 22... /2-a maddeleri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 50/1-a, 52/2. maddeleri gereği hapisten çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan verilen 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
B.İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 08.05.2023 tarihli ve 2023/750 Esas, 2023/739 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatine ve 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi
Arama kararında mevzuatta belirtilen unsurların hepsinin mevcut olduğuna, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler ile ilgili mevzuat hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yakalama konusu içkilere ilişkin herhangi bir satın alma faturası ve ithalat beyannamesi bulunmaması, bu eşyalara ilişkin sanık tarafından geçerli bir belge ibraz edilememesi, suça konu eşyaların kişisel kullanım miktarı üzerinde olması ve ticari mahiyet arz etmesi nedeni ile sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun kapsamında kaldığı anlaşıldığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan değerlendirmeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, somut olayda Cumhuriyet Savcısı tarafından verilen arama emri yasal mevzuata uygun ise de; delillerin Cumhuriyet Savcısı arama emri vermeden arama işlemi yapılarak elde edildiği gözetildiğinde; yapılan arama işleminin hukuka aykırı olduğuna ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin kararında, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk görevlilerince yapılan çalışmalarda, "..............." isimli iş yerinin girişinde bulunan buzdolabı içerisindeki açık olarak gözle görülen içkilerin kapşonlarının orijinal şişe ile uyuşmadığının görülmesi üzerine, iş yeri sahibi olan sanık ...'nin rızası dahilinde .......... cihazı ile yapılan bandrol kontrolünde bandrollerin sahte olduğu anlaşılarak Cumhuriyet savcısına bilgi verildiği, Cumhuriyet savcısı tarafından "suç eşyası ve suç delillerinin kaçırılması veya yok edilmesi şüphesinin varlığı" gerekçesi ile gecikmesinde sakınca bulunan hâl sebebiyle verilen yazılı arama emrine istinaden bahse konu iş yerinde arama işlemine başlanıldığı, arama işlemi sonucunda herhangi bir suç ve suç unsuruna rastlanılmadığı, ancak iş yeri dolabında bulunan 11 şişe içkinin sahte bandrollü olduğu tespit edilerek elkonulduğu olayda; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, "kolluk görevlilerince herhangi bir arama kararı olmaksızın sanık ile ilgili adlî işlem gerçekleştirilerek sahte bandrollü içkilerin bulunduğu, akabinde işlemin hukuka uygun hale getirilmesi maksadıyla mesai saatleri içinde gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesi ile Cumhuriyet savcısı tarafından verilen arama kararı neticesinde sanığın iş yerinde arama yapıldığı, ancak mesai saatleri içerisinde gecikmesinde sakınca bulunan hâl olduğu belirtilerek Cumhuriyet savcısı tarafından verilen arama kararının usulüne uygun olmadığı" gerekçesi ile sanık hakkında beraat kararı verilmiş ise de;
Suça konu içkilerin sanığa ait büfe vasıflı iş yerinin girişinde bulunan buzdolabı içerisinde görünür vaziyette olması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.03.2017 tarihli ve 2016/7-178 Esas, 2017/188 Karar sayılı kararında belirtildiği şekilde; "gizlenmiş bir şeyi bulmaya çalışma ve araştırma" anlamlarına gelen arama işleminin söz konusu olmadığı, dolayısıyla suçun delili ve konusunu oluşturan eşyaların ele geçirilip muhafaza altına alınmasında hukuka aykırı bir delilden söz edilemeyeceği, kaldı ki hemen akabinde Cumhuriyet savcısına bilgi verilerek yazılı arama emri alındığı, bu itibarla eşyaların ele geçirildiği yer ve miktarı ile somut olayın oluş ve suça konu eşyaların yakalanış şekli dikkate alındığında; yapılan işlemin hukuka uygun olduğu ve hükme esas alınabileceği gözetilerek, sanığın suça konu içkileri ticari maksatla bulundurduğunun kabulü ile mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına ve oluşa uymayan gerekçe ile yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunduğundan; Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle, sayın Çoğunluğun "temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması" yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir. 25.02.2026
.