MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/125 E., 2023/599 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî düzeltilerek onama
Malen sorumlu ...'in temyiz istemi yönünden; 14.12.2015 tarihli duruşmada 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 234. maddesindeki hakları hatırlatılmasına rağmen malen sorumlunun şikâyetçi olmadığını ve davaya katılma talebinin olmadığını beyan ettiği cihetle, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Katılan vekili ile sanık müdafiin temyiz istemlerine yönelik; sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Malen Sorumlunun Temyiz İstemi Yönünden;
14.12.2015 tarihli duruşmada 5271 sayılı Kanun'un 234. maddesindeki hakları hatırlatılmasına rağmen malen sorumlunun şikâyetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan ettiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasına katılan sıfatının ve aynı Kanun'un 260/1.
maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, malen sorumlunun temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Katılan Vekili ile Sanık Müdafiin Temyiz İstemleri Yönünden;
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesine göre lehlerine vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır.
Ele geçen gümrük kaçağı cep telefonlarının gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre "fahiş değer aralığında" olması karşısında, sanık hakkında belirlenen temel cezanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/23. maddesi gereğince artırılması gerektiği gözetilmemişse de, bu husus aleyhe temyiz istemi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ile sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden eksik vekâlet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle katılan vekili ile sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün vekâlet ücretine ilişkin bendinde yer alan "1800,00 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "9200,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.12.2025 tarihinde karar verildi.