MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/44 E., 2022/256 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında gümrüklenmiş değerin iki katını ödediği ve
soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı anlaşılan sanığın cezasında 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza tayini,
2.Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50/1-a. maddesi uyarınca "adlî para cezası'' seçenek yaptırımına çevrilen cezanın zamanında ödenmemesi halinde, 5237 sayılı Kanun'un 50/6. maddesi gereğince işlem yapılması yönünde ihtarat yapılması gerekirken; para cezasının niteliği karıştırılarak, 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesi uyarınca belirlenen adlî para cezasının infazına ilişkin ihtarat yapılması,
3.Dava konusu kaçak eşyanın müsaderesine karar verildikten sonra, tasfiye ile ilgili karar verilmiş olduğundan bahisle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına hükmedilerek hükümde çelişkiye sebebiyet verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün (5.) fıkrasından ''1/3 oranında indirilmek suretiyle 8 AY HAPİS VE 1 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,'' ifadesinin çıkartılarak yerine gelmek üzere "1/2 oranında indirilerek sanığın 6 AY HAPİS ve 1 GÜN ADLÎ PARA CEZASI ile CEZALANDIRILMASINA,'' ifadesinin eklenmesi ve hükmün (6.) fıkrasından ''6 AY 20 GÜN HAPİS VE 1 TAM GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,'' ifadesinin çıkartılarak yerine gelmek üzere ''5 AY HAPİS ve 1 GÜN ADLÎ PARA CEZASI ile CEZALANDIRILMASINA,'' ifadesinin eklenmesi, hükmün (10.) ve (12.) fıkralarından ''4.000,00 TL'' ibarelerinin çıkartılarak yerlerine gelmek üzere ''3.000,00 TL'' ibarelerinin eklenmesi, hükmün (11.) fıkrasından "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin sanığa ihtaratına(ihtarat yapılamadı)'' ibaresinin çıkartılarak yerine gelmek üzere "sanık hakkında tayin olunan hapisten çevrili adlî para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 50/6. maddesi gereğince işlem yapılacağının ihtarına" ibaresinin eklenmesi, hükmün eşya müsaderesine ilişkin fıkrası tamamen çıkartılarak yerine gelmek üzere "Suça konu kaçak eşya tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irat kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE," ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.03.2026 tarihinde karar verildi.