MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/595 E., 2022/34 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
İstihbari çalışmalarda .... firmasına ait 34... plaka sayılı aracın bagajında kaçak sigara bulunduğuna dair bilginin alınması üzerine, söz konusu araçta kolluk görevlileri tarafından önleme araması kararı ile yapılan aramada dava konusu kaçak sigaraların ele geçirildiği somut olayda; ihbar ile birlikte soruşturmayı başlatmaya yetebilecek nitelikte olması gereken ve basit şüphe de denilen başlangıç şüphesinin oluştuğu görülmekle;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 2. ve 161. maddeleri ilâ 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun Ek 6. maddeleri uyarınca bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenen kolluk görevlilerinin, derhal Cumhuriyet savcısına olayı haber verip emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine başlaması, 5271 sayılı Kanun’un 1 16... . maddeleri uyarınca Mahkemeden alınacak adlî arama kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısından alınacak yazılı arama izni ile aracın aranması gerekirken, usulüne uygun adlî arama emri veya kararı almadan, ellerinde mevcut önleme araması kararına dayanılarak yapılan arama işlemi, hukuka aykırı olup bu arama sonucunda elde edilen delillerin hükme esas alınması mümkün değildir.
Bu halde gerçekleştirilen arama işleminin usulüne uygun verilmiş bir yazılı arama emri veya adlî arama kararına dayanmadığı, bu durumun açıkça hukuka aykırı olduğu, suç konusu kaçak sigaraların hukuka aykırı olarak elde edilen delil niteliğinde bulunması nedeniyle Anayasa'nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 206/2-a bendi, 217/2. maddesi ve 230/1-b bendi uyarınca hükme esas alınamayacağının belirlendiği olayda; dosyadaki hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirme dışı tutulması halinde, sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 10.03.2026 tarihinde karar verildi.