MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/615 E., 2021/446 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî incelenmeksizin iade, kısmî bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Suçta kullanılan nakil vasıtasının iadesine ilişkin hükmün Dairemizin 07.09.2020 tarihli ve 2020/1113 Esas, 2020/11979 Karar sayılı kararı ile onanmasına kararı verildiği, suça konu kaçak eşyalar hakkında ise iddianame ile kamu davası açılmadığı gibi, bu konuda Mahkemece bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından katılan ... İdaresi vekilinin müsadereye ilişkin temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. madde ve fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. madde ve fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle; soruşturma aşamasında usûlüne uygun olarak etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa tebliğ edilen ödeme ihtaratında gümrüklenmiş değerin iki katı tutarı hüküm tarihine kadar ödemesi halinde cezasında yapılacak indirim oranı 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken ''makul süre içerisinde'' ödemesi halinde cezasında ''1/3'' oranında indirim yapılacağının bildirilmesi suretiyle sanığın yanıltılması ve ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafi ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 17.12.2025 tarihinde karar verildi.