MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikrî ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/185 E., 2021/523 K.
SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit
edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık müdafiin 14.12.2021 tarihli dilekçesinde, duruşma gününde İstanbul 7. ve 13. Asliye Ticaret Mahkemelerinde duruşmalarda bulunacağından, duruşmanın en son iş olarak alınması, yetişemediği takdirde mesleki mazeretli sayılmasına karar verilmesini talep ettiğini bildirmesine karşın, bekletme ve mazeret talebi bakımından herhangi bir değerlendirme yapılıp olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden ve sanık müdafiine savunma yapma imkânı tanınmadan mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre ise;
1-Sanığa ait işyerinde yapılan aramada, 3 adet cep telefon kapağının ele geçirilmesi üzerine, sanığın katılan firma adına tescilli markalara tecavüz ettiği iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde mahkûmiyetine karar verilmişse de;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname) cezai hükümleri düzenleyen 61/A-1. maddesinde başkasına ait ... hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal veya hizmet üreten, satışa arz eden veya satan kişinin bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında ise ... hakkına tecavüz suçundan dolayı cezaya hükmedebilmek için markanın Türkiye’de tescilli olması gerektiği hususları düzenlenmiş olup, suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereği ... tanınmış olsa dahi 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca cezai korumasının tescille sınırlı olması gerekir.
Hükme esas alınan 02.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda katılan firma adına tescilli 2005 481 87... ... numaralı markalara tecavüz edildiği belirtilmiş ise de; bu markalara ait ... tescil belgelerinin .....ve ... Kurumundan Resmi ... Gazetesinde yayınlanma tarihleri ile suç tarihinde geçerli bulunup bulunmadıklarının tespiti açısından emtia listesi ile birlikte onaylı ve renkli örnekleri getirtilmeden hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında;
Katılan firma vekilinden varsa suç tarihinde geçerli olan ve cep telefon kapağı emtialarını kapsar şekilde tescilli olan markalarının bulunup bulunmadığı sorulup, ...... ve ... Kurumundan bu markalara ait tescil belgelerinin onaylı örnekleri getirtildikten sonra yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak; sanığa ait işyerinde ele geçirilen ürünler üzerinde kullanılan markaların, katılan firma adına tescilli olan markalarla iktibas veya iltibas oluşturacak şekilde taklit olarak kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise katılanın hangi ... veya markalarına tecavüz edildiği, bu markaların suç tarihi itibarıyla geçerli olup olmadığı ve ... tescil korumasının emtia grubunu kapsayıp kapsamadığı, belirlenerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile ve yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Hapis cezası ertelenen sanığa, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 51/8. maddesi gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağına dair ihtarların yapılmaması,
3-Dava konusu eşyaların müsaderesine karar verilirken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi yerine 54. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.03.2026 tarihinde karar verildi.