MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/143 E., 2020/382 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Sanık ...'ın temyiz istemi yönünden; 12.05.2021 tarihinde tebliğ edilen hükme yönelik, yasal süresinden sonra 31.05.2021 tarihinde temyiz talebinde bulunulduğu ve temyiz isteminin süresinde olmadığı,
Katılan vekili ile sanık ...'ın temyiz istemleri yönünden ise; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Sanık ...'ın Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın yokluğunda verilip 12.05.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310/1.
maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 31.05.2021 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 305/1. maddesi gereği re'sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Sanık ... ve Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Bozma sonrası Mahkemece 03.11.2020 tarihinde dinlenen sanıklara etkin pişmanlık ihtaratının ''yasal oranda indirim yapılacağı'' şeklinde yapıldığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1.Sanıklar hakkında hem adlî para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanıkların cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
2.Katılan lehine hükmolunan vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanık ... ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükümlerin tekerrüre ilişkin (A-11) ve (B-11) numaralı bentlerinden ''cezanın'' ibaresi çıkartılarak yerine gelmek üzere ''hapis cezasının'' ibaresi eklenmesi ile vekalet ücretine ilişkin (D) bendinden ''sanıktan'' ibaresi çıkartılarak yerine gelmek üzere ''sanıklardan eşit olarak'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.12.2025 tarihinde karar verildi.