MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/884 E., 2022/38 K.
SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 10.07.2015 yerine 08.07.2015 olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir maddi yazım hatası olduğu kabul edilmiştir.
İddianame ile müsaderesi talep edilen ve Mahkemece bir karar verilmeyen suça konu eşyalar hakkında mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/4. maddesi uyarınca taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin ihtar edilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar şekilde “ Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve zamanında ödenmeyen adli para cezasının öncelikle 5275 Sayılı Kanunun 106/3. maddesi gereğince C.Savcılığının kararı ile hapse çevrilerek kamuya yararlı bir işte çalıştırılma kararı verilerek bu karar doğrultusunda infazına, bu karara ilişkin infaz şekline de uyulmaması halinde hapis cezası olarak infazına karar verileceğinin ihtarına” karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasından “ Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve zamanında ödenmeyen adli para cezasının öncelikle 5275 Sayılı Kanunun 106/3. maddesi gereğince C.Savcılığının kararı ile hapse çevrilerek kamuya yararlı bir işte çalıştırılma kararı verilerek bu karar doğrultusunda infazına, bu karara ilişkin infaz şekline de uyulmaması halinde hapis cezası olarak infazına karar verileceğinin ihtarına(ihtar yapılamadı)” ibaresinin çıkartılması ve yerine “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/4. maddesi uyarınca taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin yazılması ile sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.03.2026 tarihinde karar verildi.