MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/357 E. 2022/1129 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.Sanığın bozma ilamından sonra suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını yatırarak etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma iradesini ortaya koyduğu gözetilerek, 5607 sayılı Kanun'un (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesi gereğince soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmayan sanığın cezasında 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde fazla ceza tayini,
2.Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 saylı Kanun) 50/1-a. maddesi uyarınca "adli para cezası" seçenek yaptırımına çevrilen cezanın zamanında ödenmemesi halinde, 5237 sayılı Kanun'un 50/6. maddesi gereğince işlem yapılması yönünde ihtarat yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenle katılan vekili ve sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasının 3. parağrafından sonra gelmek üzere " 7242 sayılı Kanunda belirtilen süre içerisinde sanığın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarındaki miktarı ödediği anlaşıldığından soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereğince cezasında 1/2 oranında indirim yapılarak 6 ay hapis ve 1 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi, hükmün 4. paragrafından ''10 ay hapis ve 1 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına'' ibaresi çıkarılarak yerine "5 ay hapis ve 1 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi, hükmün 8. paragrafından ''300 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına,'' ibaresinin çıkarılarak yerine "'150 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına,'" ibaresinin eklenmesi, hükmün 9. paragrafının hükümden çıkarılarak yerine "Sanık hakkında tayin edilen 150 gün adli para cezasının sanığın ekonomik durumu ve diğer şahsi halleri göz önüne alınarak 5237 sayılı Kanun'un 52/2 maddesi gereğince takdiren 1 tam gün karşılığı 20,00- TL'den çevrilmek suretiyle 3.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına," ibaresinin eklenmesi ve hükmün adli para cezasının infazına ilişkin 10. fıkrasında yer alan"tamamının tahsil edileceğinin" ibaresinden sonra gelmek üzere "sanık hakkında tayin olunan hapisten çevrili adlî para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 50/6. maddesi gereğince işlem yapılacağının ihtarına" ibaresinin eklenmesi, sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.12.2025 tarihinde karar verildi.